sadece içilmez çay, öyle starbucks a gidip tüketmeyede benzemez, çay üretkendir, üretir.
-haydi iç de çay koyayım.
(ah muhsin ünlü)
kaç yalan söndürüldü çay bardaklarında,
hagisi talandı demli öpücüklerin
(yılmaz erdoğam)
iki çay söylemiştik orda, biri açık,
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
(cemal süreya)
çay içiyoruz
mutlu bir sessizlik içinde.
(cevat çapan)
basit yaşayacaksın basit
sanki bir gün yaşamın sona erecekmiş gibi basit,
çay, simit ve peynirle.
(nazım hikmet ran)
biraz çay soğuklarda.
ne kadar acı şu dünya
(behçet necatigil)
çay henüz her şey bitmedi demektir.
(cezmi ersöz)
çay içmeye gidenler vardı akşamüstü, parklara gidenler de
duruma uymak kısaltıyordu günlerini artamayan eksilmeyen bir hüzünle…
(turgut uyar)
bir çay yalnızlığı emirgân’dan öteye
değdikçe ısındığı yaldızlı bardağın
(attila ilhan)
ve oturdu mu bir masaya
hakkını verir çay içmenin
(cahit zarifoğlu)
her gülümseyişinde tüm ülkeye çay ısmarlayayım,
seninleyken bir yudum çay zenginleştirilmiş uranyum gibi enerji veriyor bana şebnem.
(murat menteş)
çaayyhh
nasıl birşey bu biliyor musun, hani böyle karanlık bir gecede ıssız bir yokuşu tek başına inerken bir köşeyi dönersin de deniz çıkar ya karşına, sonra o denizde bir gemi belirir. şıkır şıkır ışıklarla geçip gider. sen sevinirsin, hiç nedensiz ama, sonra için kıpırdar ya hani, öyle işte. seni tanıdığımdan beri bir gemi geçiyor içimden, hep ama..
“